Bu içerikte, bir nörobilim uzmanının kokular ve beynimiz, hafıza ve koku bağlantısı, kokuların etkileri gibi konularla ilgili sorularımıza yanıtları yer alıyor.
Nörobilim Uzmanı Yağmur Başak Ören’le kokular ekseninde, mum ışığında bir röportaj
Uzmanlarla konuşuyor, her ay içeriği zengin röportajlar hazırlıyoruz.
Kokular, kokulu mumlar bizi nasıl ve neden bu kadar etkiliyor? Parfümlerin ve oda kokularının kokusunu neden kolaylıkla anımsıyoruz?
"FEU DU CIEL Mum Işığında Röportajlar" serisinde 9. röportajın konusu kokular ve beyin.
Nörobilim Uzmanı Yağmur Başak Ören’le bu röportajımızda kokuların etkisini konuştuk.
Şimdi röportajı okuyun ve kokuların insanları neden bu kadar etkilediğini öğrenin.
Merhaba, röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Kendinizden söz eder misiniz Yağmur Başak Hanım?
Rica ederim, ben teşekkür ederim. Çocukluğumdan beri büyük ilgi duyduğum kokular üzerine bir röportajda yer almak benim için çok kıymetli.
Kısaca kendimden bahsedecek olursam… İsmim Yağmur Başak Ören. Lisans eğitimimi Kanada’da nörobilim alanında tamamladım ve özellikle duyularımızın, başta koku duyusunun insan davranışları, duygular ve hafıza üzerindeki etkilerini inceliyorum. Bu etkilerin pazarlama ve tüketici deneyimi gibi alanlarda nasıl şekillendiği de ilgi alanlarım arasında yer alıyor.
Kokuya olan ilgim akademik merakımın çok öncesine dayanıyor. Çocukluğumdan beri kokuların bende uyandırdığı duygular ve çağrışımlar dikkatimi çekerdi. Bu merak, ilk bilimsel deneyimimi de oldukça erken bir dönemde yaşamama vesile oldu.

İlk bilimsel araştırmamı lise yıllarında, sirke sineklerinin koku mekanizmalarını ele alan bir tez çalışması kapsamında gerçekleştirdim. Bu deneyim, kokuya olan ilgimin yalnızca sezgisel değil, bilimsel olarak da derinleşmesine önemli bir katkı sağladı. Üniversite hayatım boyunca koku duyusunun nörobilimsel temellerini öğrenme ve bu alanda derinleşme fırsatı buldum. Son sınıfta ise östrojen hormonunun dişi farelerde koku yoluyla sosyal tanımayı nasıl etkilediğini inceleyen bir tez projesinde yer aldım.
Son bir yılı aşkın süredir LinkedIn ve kendi web sitem üzerinden koku, nörobilim ve duyusal pazarlama kesişiminde yapılmış bilimsel çalışmaları analiz ederek içerikler paylaşıyorum. Bu süreçte farklı disiplinlerden birçok kişiyle tanışma ve iş birliği yapma şansı elde ettim. Koku duyusuna her zaman bilimsel kanıtlara dayanan, genellemelerden kaçınan ve bireysel farklılıkları göz önünde bulunduran bir perspektiften yaklaşmayı önemsiyorum.
Bana göre koku, günlük hayatımızda çoğu zaman farkına varmasak da, deneyimlerimizi, duygularımızı ve davranışlarımızı derinden etkileyen çok güçlü bir duyu. Paylaşımlarım ve ilerideki çalışmalarım aracılığıyla bu görünmez ama etkili duyunun hayatımızdaki yerini daha görünür kılmayı amaçlıyorum.
Koku duyusu, beynimizin hafıza ve duygularla ilgili bölgeleriyle nasıl bir bağlantı içinde?
Koku duyumuz, diğer duyularımızdan farklı olarak beynin duygu ve hafıza merkezleriyle doğrudan bağlantılıdır. Görme veya işitme gibi duyulardan gelen sinyaller önce talamustan geçer. Koku sinyalleri ise bu ara istasyonu atlayarak olfaktör bulbus üzerinden doğrudan limbik sisteme ulaşır. Özellikle limbik sistemde yer alan, duygusal tepkilerde kritik rol oynayan amigdala ve anıların oluşumunda önemli görev üstlenen hipokampus, kokuların işlenmesinde merkezî bir rol oynar.
Kokular neden bizi bu kadar etkiliyor?
Sözünü ettiğim bu benzersiz sinir yolu, kokuların anıları ve duyguları neden bu kadar hızlı ve yoğun bir şekilde tetiklediğini açıklıyor. Bir kokuyu algıladığımız anda, beyin çoğu zaman bilinçli değerlendirme devreye girmeden önce duygusal bir tepki oluşturur. Bu nedenle çocuklukta duyduğumuz bir krem, bir parfüm ya da bir yemek kokusu, yıllar sonra bile bizi anında o ana ve o duygulara geri götürebilir.
Kısacası, koku duyusu ile beyin arasında var olan bu doğrudan bağlantı, kokuları diğer tüm duyulara kıyasla çok daha güçlü bir duygusal ve hatırasal uyaran hâline getirir.

Kokuların stres, anksiyete ve duygu düzenleme üzerindeki etkisini nörobilim perspektifinden açıklamanız mümkün mü?
Bu alandaki araştırmalar oldukça ilgi çekici sonuçlar ortaya koyuyor. Örneğin lavanta ve bergamot gibi bazı kokuların kortizol seviyelerini düşürebildiği, kalp atış hızını yavaşlatabildiği ve bu sayede stres, anksiyete düzeylerini azaltmaya yardımcı olabildiği gösterilmiştir. Benzer şekilde, nane ve biberiye gibi kokuların dikkat toplama ve uyanıklığı artırma üzerinde olumlu etkileri olabileceğine dair bulgular var.
Bu etkilerin temelinde, koku duyusunun limbik sistemle kurduğu doğrudan bağlantı yer alır. Koku sinyalleri, limbik sistemde bulunan amigdala ve hipotalamusa çok hızlı bir şekilde ulaşarak kalp atışı, nefes ritmi ve hormon salınımı gibi otonom sinir sistemi süreçlerini etkileyebilir. Bu nedenle koku, duygu durumunu yalnızca psikolojik düzeyde değil, fizyolojik mekanizmalar üzerinden de şekillendirebilir.
FEU DU CIEL'in rahatlatıcı lavanta ve bergamot notaları içeren doğal soya mumlarını keşfedin.
////
Bizi etkileyen şey esasen kokuların kimyasal yapısı mı?
Koku psikolojisi üzerine çalışan Prof. Dr. Rachel Sarah Herz, kokuların etkisinin yalnızca kimyasal yapılarından kaynaklanmadığını özellikle vurgular. Araştırmalarına göre kokuların yarattığı duygusal ve fizyolojik tepkiler, büyük ölçüde bireylerin geçmişte kokularla kurduğu deneyimlere ve öğrenilmiş çağrışımlara dayanır. Bu nedenle aynı koku, farklı kişilerde farklı duygusal tepkiler ortaya çıkarabilir.
Yani bir koku, bir kişi için sakinleştirici bir etki yaratırken bir başkası için aynı hissi uyandırmayabilir. Bu durum, kokunun etkisinin yalnızca biyolojik mekanizmalarla açıklanamayacağını, kişisel hafıza, deneyim ve anlamlandırma süreçleriyle birlikte şekillenen çok katmanlı bir duyusal etki olduğunu gösteriyor.
Başka bir deyişle koku, hem biyolojik hem de öğrenmeye dayalı süreçler üzerinden duygu düzenlemede rol oynayan güçlü bir araç.

Bazı insanların ömrü boyunca tek parfüm satın alıp kullandığını duyuyoruz. Sizce bunun nedeni nedir?
Evet, insanlar farklı sebeplerden dolayı hayatları boyunca yalnızca tek bir parfüm kullanmayı tercih edebiliyor. Parfüm, kişinin imajının bir parçasıdır, dünyaya kendini nasıl göstermek istediğinin bir ifadesidir ve âdeta kişisel bir imza hâline gelebilir. Bu sayede kişi, başkaları tarafından kokusuyla hatırlanmak ve tanınmak isteyebilir.
Buna en güzel örneklerden biri annem. Yıllar boyunca Chanel No.5, Kenzo Flower gibi farklı parfümler denedi; bu kokulardan keyif almasına rağmen, hiçbirinin kendi kişiliğini ve tarzını tam olarak yansıtmadığını düşündü. Ta ki Elizabeth Arden Red Door’u keşfedene kadar. On yılı aşkın süredir bu parfümü kullanıyor ve bugün insanlar onu kokusundan tanıyabiliyor.
Parfüm tercihinin bir diğer önemli boyutu da duygusal bağlar. Parfümler, zamanla kişinin yaşadığı deneyimlerle ve hislerle güçlü çağrışımlar kurabilir. Örneğin ben, bir toplantı ya da buluşma öncesinde kendimi daha öz güvenli hissetmek istediğimde Dior Addict’i kullanıyorum. İlk kokladığımda çok beğenmiştim. Zaman içinde biriken duygusal anılar sayesinde, bu parfümü her kullandığımda benzer duyguları yeniden hissediyorum. Bu durum da imajımı yalnızca dışsal değil, duygusal anlamda da tamamlamama yardımcı oluyor.
Son olarak, bazı insanlar için tek parfüm kullanmak daha pratik bir alışkanlık veya sade bir tercih olabilir.
Bir nörobilim uzmanı olarak, evinizde en çok hangi kokuyu/kokuları kullanıyorsunuz?
Odamda mum yakmayı çok severim. Parfüm tercihlerimde olduğu gibi, evde kullandığım kokularda da belli bir koku çerçevesi içinde kalarak farklı alternatifler denemekten hoşlanıyorum. Genellikle vanilya ağırlıklı, çiçeksi ve zaman zaman tropikal esintiler taşıyan kokuları tercih ediyorum.
Vanilya kokusu benim için özellikle sakinleştirici ve konfor hissi uyandıran bir etkiye sahip. Ortamda vanilya olduğunda kendimi daha rahat ve güvende hissediyorum. Çiçeksi ve tropikal kokular ise çoğunlukla modumu yükseltiyor ve bulunduğum ortamla duygusal olarak daha pozitif bir bağ kurmamı sağlıyor.
Elbette bu etkiler daha önce de belirttiğim gibi kişiden kişiye değişebiliyor. Bu nedenle herkesin kendisini iyi hissettiren kokuları keşfetmesi ve onları bilinçli şekilde yaşam alanlarına dâhil etmesi çok kişisel bir süreç.
***
Soru: Hangi kokular romantik hissi artırır?
Genellikle gül, yasemin, sandal ağacı ve paçuli gibi sıcak, tatlı ve odunsu notalar romantik bir atmosfer yaratma potansiyeline sahip.
Soru: Mum yakarken nelere dikkat edilmeli?
Güvenlik her şeyden önce gelir. Mumları yanıcı maddelerden uzak tutmak, çocukların ve evcil hayvanların erişemeyeceği yerlere koymak ve gözetimsiz bırakmamak önemlidir. Mum yakmadan önce fitili mum fitil kesme makası ile 0.5 cm'ye kadar kesmenizi öneririz. Böylece kokulu mumlarınız temiz şekilde ve daha uzun süre yanacaktır.
Soru: Hediyelik mum alırken nelere dikkat etmeliyim?
Hediyelik mum seçerken alıcının koku tercihlerine, ev dekorasyonuna ve mumun kalitesine öncelik vermelisiniz. FEU DU CIEL doğal soya mumları ve şık tasarımlı hediyelik mumlar hem estetik hem de işlevsel bir tercih olacaktır.
Uzun yanma süresi ve hoş bir koku profili, hediyenin değerini artırır. Özel günler için FEU DU CIEL Signature Koleksiyonu gibi özel tasarımlı ve doğal içerikli mum seçeneklerini değerlendirebilirsiniz.
***
Daha fazla bilgi ve pratik öneri için bizi takip etmeyi unutmayın!
